Son Yazılarım
Kategorilerim
Arkadaşlarım
Bağlantılarım
>
<%BlogcuSidebar%
13/6/2009 · Kategori:
YASAM
AŞAĞIDAKİ MEKTUBUN YAZARI İDEALİST BİR ÖĞRETMEN...
ANCAK, ADINI VE NEREDE ÇALIŞTIĞINI GİZLEMEK ZORUNDA KALMIŞ ; TAHMİN EDEBİLECEĞİNİZ NEDENLERLE...
MEKTUP, AŞAĞIDAKİ HALİYLE BİR ÜNİVERSİTEDE DÜZENLENEN "ÖĞRETMENLER GÜNÜ" TÖRENİNDE OKUNMUŞ, GÖZYAŞLARIYLA...
MERHABA !
İSTANBUL'DA BİR LİSEDE ÖĞRETMENLİK YAPIYORUM. ÇALIŞTIĞIM OKUL, ÇOĞUNLUĞU ANADOLU'NUN EN ÜCRA KÖYLERİNDEN GELİP YERLEŞEN (YERLEŞEMEYEN) İNSANLARIN OTURDUĞU BİR ÇEVREDE.
ETRAFIMIZ GECEKONDU MAHALLERİ.
GECEKONDU OLMAYAN YERLERDE DE DERME ÇATMA BİNALAR VAR.
İSTANBUL'UN PEK ÇOK YERİNDE ARTIK GÖRMEYE ALIŞTIĞIMIZ BİR MANZARA VAR ASLINDA BURADA DA.
SÖZÜNÜ ETTİĞİM YERLEŞİM YERİNİN 5 DAKİKALIK MESAFESİNDE MODERN BİR ALIŞVERİŞ MERKEZİ VAR!
ATARDAMARIN HEMEN ÜZERİNDE BU OKUL.
BU OKUYACAKLARINIZ HEPSİ GERÇEKTİR VE SİZİN ŞEHRİNİZİN VAROŞLARINDA DA
YAŞANMAKTA OLDUĞUNA VEYA ÇOK YAKINDA YAŞANACAĞINA ŞÜPHENİZ OLMASIN…
Ø BU YIL LİSE 1. SINIFTA OKUMA YAZMA BİLMEYEN BİR ÖĞRENCİ VAR.
Ø BİR ÖĞRENCİ OKULA "SATIR" GETİRMEKTEN UZAKLAŞTIRMA CEZASI ALDI.
Ø İKİ HAFTA ÖNCE OKULUN ÖNÜNDE ÇIKAN BİR KAVGADA BİR ÖĞRENCİMİN BOYNU DÖNER BIÇAĞI İLE KESİLDİ; 28 DİKİŞ ATILDI.
Ø BU ÇEVREDE KİMSE KIŞIN AKŞAM BEŞTEN SONRA SOKAKTA YALNIZ YÜRÜMÜYOR.
Ø GEÇTİĞİMİZ HAFTA, BEBEK BEKLEYEN MÜDÜR YARDIMCIMIZ BİR ÖĞRENCİ TARAFINDAN KARNI TEKMELENMEKLE TEHDİT EDİLDİ.
Ø DIŞARIDAN ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GİREN BİR ADAM, KENDİSİNİ DIŞARI ÇIKARMAYA ÇALIŞAN KAT NÖBETÇİSİ BAYAN ÖGRETMENİ BIÇAKLA TEHDİT ETTİ.
Ø BU YIL LİSE 1. SINIFTA OKUMA YAZMA BİLMEYEN BİR ÖĞRENCİ VAR.
Ø BİR ÖĞRENCİ OKULA "SATIR" GETİRMEKTEN UZAKLAŞTIRMA CEZASI ALDI.
Ø İKİ HAFTA ÖNCE OKULUN ÖNÜNDE ÇIKAN BİR KAVGADA BİR ÖĞRENCİMİN BOYNU DÖNER BIÇAĞI İLE KESİLDİ; 28 DİKİŞ ATILDI.
Ø BU ÇEVREDE KİMSE KIŞIN AKŞAM BEŞTEN SONRA SOKAKTA YALNIZ YÜRÜMÜYOR.
Ø GEÇTİĞİMİZ HAFTA, BEBEK BEKLEYEN MÜDÜR YARDIMCIMIZ BİR ÖĞRENCİ TARAFINDAN KARNI TEKMELENMEKLE TEHDİT EDİLDİ.
Ø DIŞARIDAN ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GİREN BİR ADAM, KENDİSİNİ DIŞARI ÇIKARMAYA ÇALIŞAN KAT NÖBETÇİSİ BAYAN ÖGRETMENİ BIÇAKLA TEHDİT ETTİ.
Ø DERSTE SIKINTI YARATTIĞI İÇİN ÖĞRETMENİ TARAFINDAN CEZALANDIRILAN ÖĞRENCİNİN AŞİRET OLAN AİLESİ OKULU BASTI.
Ø BİR ÖĞRETMENİMİZ SINIFTA BIRAKTIĞI ÖĞRENCİDEN TEHDİT TELEFONLARI ALDI.
Ø ÖĞRENCİLERİMİZİN % 86'SI SİGARA İÇİYOR.
Ø ÖĞRENCİLERİMİZİN % 42'Sİ HAP KULLANIYOR.
Ø OKULUN ETRAFINDA HAP SATANLARI, OKULUN İÇİNDE HAP KULLANANLARI POLİS BİLİYOR.
Ø ÖĞRENCİLERİMİZİN % 23'Ü ENSEST İLİŞKİ MAĞDURU.
Ø GEÇTİĞİMİZ YIL BİR KIZ ÖĞRENCİMİZİN BABASI ÇOCUĞUNDAN (ÖĞRENCİMİZDEN) DAYAK YEDİĞİ İÇİN OKULA SIĞINDI.
Ø YALNIZCA KORİDORDA BİRBİRLERİNE ÇARPTIKLARI İÇİN KAVGAYA TUTUŞAN İKİ KIZ ÖĞRENCİNİN AİLELERİ OKULUN ÖNÜNDE BİRBİRLERİNE YUMRUK YUMRUĞA SALDIRDILAR.
Ø BAZI KIZ ÖĞRENCİLER 100 KONTÖR KARŞILIĞINDA MİNİBÜS ŞOFÖRLERİNE, HALI SAHA SAHİPLERİNE KENDİLERİNİ KULLANDIRTIYORLAR. (CİNSEL ANLAMDA)
Ø BU YIL BİR ERKEK ÖĞRENCİ, BİR KIZ ÖĞRENCİNİN KENDİSİNE CİNSEL TACİZDE BULUNDUĞUNU SÖYLEYEREK ŞİKAYETTE BULUNDU.
Ø GEÇTİĞİMİZ YIL BİR ANNE, KIZININ SAÇININ BOYALI OLMASI ÜZERİNE OKULA ÇAĞIRILDIĞINDA, KIZINI OKULA KOCA BULMAK İÇİN GÖNDERDİĞİNİ BU NEDENLE DE SÜSLENMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ.
Ø VELİLERİN % 42'Sİ KAYITTAN SONRA BİR DAHA OKULA UĞRAMIYOR.
Ø MADDİ YETERSİZLİKTEN DOLAYI ÜÇ, DÖRT AİLE BİR ODA-BİR SALON BİR EVİ PAYLAŞIYORLAR. (SAYILARI AZIMSANAMAYACAK ÖLÇÜDE.)
Ø HER AY ÖĞRETMENLER ARAMIZDA PARA TOPLAYIP BİR ÖĞRENCİYE BOT, PALTO VEYA OKUL ARAÇ GEREÇLERİ ALIYORUZ.
Ø GEÇTİĞİMİZ YIL CUMA OKUL KAPANIŞ TÖRENİNDE BAYGINLIK GEÇİREN BİR ÖĞRENCİNİN İKİ GÜNDÜR HİÇBİR ŞEY YEMEDİĞİNİ ÖĞRENİYORUZ.
Ø ÖĞRENCİLERİN ÇOĞUNUN HAYATINDA KAN DAVASI, İNTİHAR, BOŞANMA, DAYAK, KAÇMA, KAÇIRILMA, HAPİS GİBİ HİKAYELER VAR. (AİLELERİNDE YAŞANMIŞ)
Ø GEÇTİĞİMİZ YIL İKİ GÜN BOYUNCA EVİNE GİTMEYEN BİR ÖĞRENCİYİ VELİSİ GELİP OKULDA ARIYOR. ( KIZIN BİRİYLE KAÇTIĞI ANLAŞILIYOR DAHA SONRA.)
Ø ANNESİ BABASI AYRI VEYA BOŞANMIŞ OLAN ÖĞRENCİLERİN ÇOĞU UZAK AKRABALARIN YANINDA KALIYOR. ANNE YA DA BABA ALMAK İSTEMİYORLAR VEYA ÜVEY ANNE-BABALAR İSTEMİYOR.
Ø GEÇTİĞİMİZ YIL SORUN ÇIKARDIĞI İÇİN MÜDÜR TARAFINDAN TARTAKLANAN BİR ÖĞRENCİ MAHALLEDEN TOPLADIĞI TANIDIKLARIYLA MÜDÜRÜN ODASINI BASIP TEHDİTLER SAVURDU.
Ø VELİLER TOPLANTILARA "OCAKTA YEMEKLERİNİ BIRAKARAK", AYAKKABILARININ TOPUĞUNA BASARAK, MANTOLARINI OMUZLARINA ATARAK GELİYORLAR.
Ø VELİLERİN BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞU ÖĞRETMENE NASIL HİTAP EDİLECEĞİNİ BİLMİYOR. (GÜZELİM, HANIM KIZIM, SEN, HOCAAAAA, ABLASI !!! )
Ø SAKALLI, ŞALVARLI, CÜPPELİ BİR VELİ TOPLANTILARA GELİP YALNIZCA ERKEK ÖĞRETMENLERLE GÖRÜŞÜYOR !...
Ø GEÇTİĞİMİZ YIL 1000 ÖĞRENCİ KAPASİTESİ OLAN OKULDA KÜTÜPHANEYE ÜYE OLANLARIN SAYISI 7 ( YEDİ )'YDİ.
Ø ÖĞRENCİ TANIMA FORMLARINDAKİ "ÇALDIĞINIZ MÜZİK ALET(LER)İ" BÖLÜMÜNE RADYO, TEYP, WALKMEN YAZAN AZIMSANAMAYACAK SAYIDA ÖĞRENCİ VAR.
Ø ÖĞRENCİLERİN AZIMSANAMAYACAK BİR BÖLÜMÜ DOĞUM TARİHLERİNİN GÜN VE AY KISIMLARINI DOĞRU YAZIYORLAR ANCAK YIL BÖLÜMÜNE 2004 YAZIYORLAR!
Ø LİSE BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİM "SORU İŞARETİ NEREDE KULLANILIR ? " SORUMA YANIT VEREMEDİLER.
Ø 10. SINIFA KAYIT YAPTIRAN BU ÖĞRENCİLER ÇARPIM TABLOSUNU BİLMİYORLAR; 10 VE KATLARI İLE ÇARPMA YA DA BÖLME İŞLEMİ YAPARKEN BİLE HESAP MAKİNESİ KULLANIYORLAR. (GEÇTİĞİMİZ AY SİNİRDEN GÖZLERİNE KAN OTURMUŞ BİR HALDE SINIFTAN ÇIKAN MATEMATİK ÖĞRETMENİMİZ KOLTUĞA ÇÖKERKEN ÖĞRENCİLERE BİR DERS BOYUNCA 300'Ü 2'YE BÖLDÜREMEDİĞİNİ ANLATTI.)
Ø MADDİ DURUMU İYİ OLAN SAYILI ÖĞRENCİLERDEN BİRİNİN VELİSİ, GEÇTİĞİMİZ YIL AKAN DAMIMIZI ONARDI.
(NOTLARININ HEMEN HEPSİ ZAYIF OLAN ÖĞRENCİNİN SINIF GEÇMESİ ŞARTIYLA ! )
Ø ÖĞRENCİLERİMİZİN % 60‘I SAĞLIKSIZ BESLENMEDEN DOLAYI HASTA (ARALARINDA DİSPANSERLİK OLANLAR VAR) ANCAK ÖĞRENCİLERİMİZİN % 90‘INDA CEP TELEFONU VAR. (CEP TELEFONLARI SON MODEL, BAZILARI KAMERALI)
Ø BEN BU OKULDA 3 YILDIR ÖĞRETMENLİK YAPMAYA ÇALIŞIYORUM.
Ø BU OLAYLARA ALIŞMAMAK İÇİN, ARTIK ALIŞIP BUNLARI NEREDEYSE DOĞAL KARŞILAYAN YILLARIN ÖĞRETMENLERİ GİBİ OLMAMAK İÇİN UĞRAŞIYORUM.
Ø BİLİYORUM Kİ EĞER ALIŞIRSAM GELECEĞE DAİR HİÇBİR UMUDUM KALMAYACAK.
Ø HER GÜN BÜYÜK BİR ÇARESİZLİK VE ENDİŞEYLE "ACABA BUGÜN NE OLACAK ? " DİYE BAŞLIYORUM İŞİME.
Ø OLAYSIZ GEÇEN GÜNLER ALLAH’IN NİMETİ !...
Ø SINIFTA GEZİNEREK DERS ANLATIRKEN ATATÜRK'ÜN GÖZLERİYLE KARŞILAŞMAMAYA ÇALIŞIYORUM, KAFAMI KALDIRIP RESMİNE BAKAMIYORUM.
Ø BAŞIMIN ÜZERİNDEN " EY TÜRK GENÇLİĞİ ! " DİYE BAĞIRDIKÇA UTANCIMDAN OMUZLARIMA GÖMÜLÜYORUM.
Ø 10 KASIM’LARDA, 29 EKİM'LERDE ŞİİRLER OKUNURKEN, MARŞIMIZI DİNLERKEN AĞLADIĞIMDA HERKES GÜNÜN ANLAMINA AĞLADIĞIMI SANIYOR ; OYSA ÇARESİZLİĞE AĞLIYORUM.
Ø MUHTAÇ OLDUĞU KUDRETİN DOLAŞTIĞI ASİL KANI UYUŞTURUCUYLA ZEHİRLEYEN ÖĞRENCİLERİMİ KURTARAMIYORUM.
Ø ÖĞRENMEYE DİRENEN, KENDİNİ KAPATAN ÖĞRENCİLERİME İSTİKLAL MARŞI'NIN ANLAMINI BİLE ÖĞRETEMİYORUM.
Ø DAHA DA YAZACAKTIM ANCAK YAZDIKÇA YÜREĞİM AĞIRLAŞIYOR.
SEVGİ VE SAYGILARIMLA…
alıntıdır
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!
KADIN BEYNİ
Ağır bir hasta hastanede. Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber bekliyor.
Yorgun ve umutsuz bakışlı bir doktor çıkıyor. “ Tek yaşam şansı var o da beyin nakli yapmak. Böyle bir ameliyatı ilk olarak deneyeceğiz, tabi masraflar hastanın ailesine ait.'” diyor.
Aile, şaşkın, yorgun, çaresiz... Aralarından biri çıkıp ;
- Peki ama bu ameliyatın fiyatı nedir doktor bey , diyor ?
- Değişir diyor , cerrah. Erkek beyni kullanırsak 5000 Euro , kadın beyni kullanırsak 200 Euro olur fiyatı.
Uzun bir sessizlik çöker. Beyler gülmemeye çalışırlar. Hanımlarla göz göze gelmekten kaçarlar.
Ama aralarından biri merakını yenemez :
- Peki doktor bu fiyat farkının nedeni nedir ? , diye sorar. Cerrah gülümser :
- Eh tabi, aynı arabalar gibi, akıllarını çok kullandıkları için kadın beyinleri ucuz oluyor. Kullanılmış akıl, kullanılmış beyin. Erkek beyni hiç kullanılmamış sıfır km araba gibi pahalı oluyor.
ZEKİ BIR KADINA İLETMEYI UNUTMAYIN
Hikâyenin ortasında gülümseyen beylere selâm :)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (3)
Yorum yaz!
27/4/2009 · Kategori:
YASAM
Evliliğin en güzel tariflerinden birini de, Başkasının Günahına Ağlayan Adam yapmıştır:
KALBİNE MUKABİL BİR KALP BULMAK…
Kalbine karşılık bir kalp bulmak; manevi frekansları bütünüyle tutan,
gönül iletişimini tam kurabilen bir insanı bulmak demektir.
Evliliğin mutluluğa dönüşmesi için, kalplerin uyuşması,anlaşması,kaynaşması gerekir.
Kalpsiz mutluluk olmaz.
Kalp kalbe karşı olmalı…
Kalp kalbe kalb olmalı…
Kalpler bir olmalı,iri olmalı,diri olmalı…
Ölmüş kalpler taşıyan kalıplar,mutlu olabilir mi?
Evet ,mesele kalıp değil,kalp meselesidir.
Kalıbına göre kalıp arayanlar; eş arayışını,bedene,kaşa,göze bağlayanlar,mutluluğu yanlış adreste arayanlardır.
Bulmak için,önce böyle birini aramak gerek…
Gerçi her arayan bulamaz ama,bulanlar hep arayanlardır.Aramadan bulmak mümkün mü?
Bir de arıyormuş gibi yapanlar vardır.Bunlar,her ne kadar evliliğin bir gönül işi ve manevi frekansların uyumu manasına geldiğini kabul etseler de,seçimlerini,hep maddeden,görüntüden yana yaparlar.Yani inandıkları ve düşündükleri gibi davranmazlar.
Bulamayacağı yerde arayanlar da bunlardan sayılmalıdır.Hani Nasreddin Hoca gibi…Evin bodrumunda,kömürlükte kaybettiği yüksüğünü,dışarıda,evin önünde arıyormuş…Sebebini sormuşlar…”Aşağısı çok karanlık” demiş…
Bazı gençler de kalbine karşılık kalbi böyle arıyorlar.Kalp,duygular,sevgi,
şefkat,merhamet tamam ama,görüntü,en boy,kaş göz diyorlar…Hatta oralara takılıp kalıyorlar.Gönle değil,gövdeye itibar ediyorlar. Hatta bu insan sana göre değil,diyenlere de “Ben onu değiştiririm” derler.Ya da , “O gördüğünüz gibi değil,aslında çok iyi biri” iddiasında bulunurlar.
Sonra da,iletişimimiz neden kötüleşti,niçin kavga çıktı,geçimsizlik nereden geldi diye şaşırıyorlar.
Atalarımız, İKİ GÖNÜL BİR OLURSA, SAMANLIK SEYRAN OLUR demişler.Ne güzel söylemişler.İki gönül bir olmazsa,yani kalbine karşılık bir kalp yoksa,saraylar zindan olur ve tabii ki eşler hayal kırıklığına uğrarlar.Zaten,sadece iki gövdenin bir olması insani bir hal de değildir.
Evliliği maddileştirenler,yalnız ten ve beden isteklerinin tatmini manasına alanlar, çok ayaklılarla aralarındaki farkı ortadan kaldıranlardır.
Bir insanın evlilik anlayışı ve bu husustaki beklentileri onun seviyesini ortaya koyar.
Evlenmeyi düşünen gençlerimiz,kalplerine karşılık bir kalp mi arıyorlar,yoksa,kalıplarına karşılık bir kalıp mı arıyorlar?
İnsan,aradığını bulur.
Kalıp arayan kalp bulabilir mi?
Bulsa bile ,bulduğunun ne olduğunu idrak edebilir mi?
Evlenecek gençler,önce niyetlerini düzeltmelidir.Kalbe karşı kalp mi arıyorlar,kalıba karşı kalıp mı?
Madde arayanın ruh bulması,gövde arayanın gönül bulması mümkün müdür?
Doğru ölçülerle arayışa geçtikten sonra da, “Rabbim, karşıma iyi olanı ;
sevebileni,merhamet edebileni çıkar” diye ciddi ve samimi dualarda bulunmalıdır.
……………………………………….
Bazen,evlenmek üzere olan kızlarımıza , oğullarımıza soruyorum:
“-Nasıl,evliliğe hazır mısın?”
Bir çoğunun cevabı,aşağı yukarı hep şöyle oluyor:
“-Hocam,hazırlıklar tamam…Ev tuttuk,döşedik,beyaz eşya filan her şey tamam…”
Sizce bu cevapta tamam olmayan bir taraf yok mu?
Bana göre,en önemli bir taraf eksik kalmış oluyor.Bu sebeple o gençlere şu soruyu sormaktan kendimi alamam:
“-Peki gönlünüz hazır mı evliliğe?”
Sorum,bir çok genci şaşırtır,durup düşünürler,genellikle de bir soruyla karşılık verirler:
“-O nasıl oluyor?”
İşte onun nasıl olduğunu bilmeyenler,Üsküdar vapurunda tanışıp evleniyor,üç gün sonra da,Kadıköy vapurunda da boşanıveriyorlar.
Evliliği, böylesine gönül dışı bir gövde işi zannedenler,Nasreddin Hoca’mızdan almışlar cevabı…
”-Bu sizinki “ demiş, “Evlilik değildir.
“-Peki evlilik değilse nedir bu yaptığımız?” diye sormuşlar.
” -Gündüz çifte hırlama,gece çifte horlamadır…”demiş.
…………………………………
Evlilik,sağlam bir iletişim temeline oturmalı…Bu olmazsa olmaz mutluluk kuralını da tersinden ve hoş bir nükte ile anlatır Hocamız.Eşiyle sağlıklı bir iletişim kuramayanları bakın nasıl uyarır:
“-Evliliğiniz nasıl geçiyor?” demişler.
Hocamız da anlatmış:
“-Evliliğimizin ilk senesi çok güzel geçti…Ben söyledim,hanım dinledi,ben söyledim hanım dinledi…İkinci sene, bizim hanım işi anladı…O söylemeye başladı…O söyledi ben dinledim,o söyledi ben dinledim…”
“-Peki hocam, sonra nasıl oldu” diyenlere de, “Hiç sormayın” demiş, “Sonraki yıllarda da,ikimiz birlikte söyledik, komşular dinledi…”
Şimdi eşlerin birlikte söylediklerini,sadece komşuları değil,bütün dünya dinliyor.Aile mahremiyeti içinde kalması gereken her şey,ekran pazarlarına dökülüyor.Sadece kirli çamaşırlar değil;edepsizlikler,iffetsizlikler,kısacası ahlaksızlığın her çeşidi,basın yoluyla toplumun tepesine yağdırılıyor.
İyi ki adına evlilik demiyorlar.Seviyesiz birliktelikler,evlilik olamaz çünkü…
…………………………………..
Evliliği,Allah’ın emri,Peygamber Efendimiz’in (s.a.) sünneti bilenler,örnek aileler kurmak mecburiyetindedirler.Zira,başkalarını da saadetlerine imrendiren sağlam ve tutarlı aile yapısı,günümüz dünyasının en çok hasretini çektiği bir güzelliktir.
İnsanlık alemi,kaybettiği aile hayatını çamla çırayla,yana yakıla aramaktadır.
Aile,dünyevileşmenin getirdiği benlik,bencillik ve maddecilik yüzünden yıkılmaktadır.Bu sebeple,aileyi yeniden diriltmenin yolu,maneviyattan,imandan geçmektedir.Sağlam bir ve ahiret inancı olmaksızın,sağlam bir aile kurmak imkansızdır.
Aile,daha çok almayı düşünenlerin değil;paylaşmayı,bölüşmeyi,fedakarlığı bilenlerin kurabileceği kutsal bir müessesedir.Ailede mutluluk,almayı hayaline bile getirmeden verebilenlerle sağlanır.Aile mutluluğunun kahramanları,almayı hiç düşünmezler… Ancak verdikleri döner onlara,katlana,çoğala…Bir verip bin alırlar.
Böyle bir mutluluk,ancak iki gönlün bir olmasından doğar.
Çocuklarımız ,gençlerimiz gönül ehli mi?
Daha doğrusu gönülden haberdar mı?
Gönülsüz mutluluk olmaz…Ne tek başımıza,ne de evlilik hayatımızda…
Zira aile,iki gönlün tekleşmesiyle kurulur.
Vehbi VAKKASOĞLU
Kalıcı Bağlantı
Yorum (5)
Yorum yaz!
ANNE ve BABALARA ÖĞÜTLER
* Çocuklarınızın üzerinde yarattığınız ilk izlenimleri değiştiremezsiniz.
* Çocuklarınızın yapmasını istediğiniz şeyler, sizin de yapmak istediğiniz şeylerdir.
* Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan da sevgi beklemeyin.
* Merakı, girişimciliği ve birey olma içgüdüsünü engellemeyin. Merak bilginin, girişimcilik canlılığın, bireysellik ise bilgeliğin kaynağıdır.
* Çocuğa bir şeyler öğretmek için olduğu kadar, ondan bir şey öğrenmek için zaman harcayın.
* İçten bir sarılma, sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır.
* Hemen hiçbir şey göründüğü kadar önemli değildir. Kızmadan önce bir kere daha düşünün.
* Dövmek mi?.. Asla yapmayın!..
* Bir çocuğu yemek için asla zorlamayın, açlık bu işi sizden daha iyi yapar.
* Bir anne - babayı akıllı yapan, söyledikleri değil söylemedikleridir.
* Kurallarınız varsa, nedenleriniz de olmalı. Bu nedenleri bilmek çocuğunuzun hakkıdır.
* Çocuğunuzun arkadaşlarını kendi arkadaşlarınız gibi sıcak karşılayın.
* Çocuğunuzu sürpriz hediyelerle sevindirin, çünkü onu seviyorsunuz.
* Çocuğunuz, hayallerinden ya da sırlarından birisini sizinle paylaşmak istiyorsa, size ne kadar değer verdiğini anlayın ve onu dinleyin.
* Hatanızı çocuğunuza itiraf edemiyorsanız, zamanla güvenirliğinizi kaybedersiniz.
* Kucaklar çocukların oturması için yaratılmıştır. Çocukların büyük olması bu kuralı değiştirmez.
* Çocuğunuza verdiğiniz sözü mutlak yerine getirin.
* Bir çocuğun yaşamındaki tüm riskleri kaldırırsanız, o çocuğun yaşamındaki tüm canlılığı da kaldırmış olursunuz.
* Soru sorduğunuzda cevabını mutlaka bekleyin.
* Konuşan bir çocuğun sözlerini tamamlamaya çalışmayın.
* Çocuğunuzla birlikte oynamak, onun için önemli olduğu kadar sizin için de önemlidir.
* Çocuğunuzun dişlerini fırçalamasını istiyorsanız siz de dişlerinizi fırçalayın.
* Çocuğunuzun anlattıklarıyla alay etmeyin.
* Çocuğunuzu, diğer yetişkinlerle ve diğer çocuklarla birlikte olmaya özendirin.
* Büyükanneler, büyükbabalar çocuğunuzu şımartmak için yaratılmıştır, bırakın şımartsınlar.
* Kimi zaman çocuğunuz için çok şey yapmaya çalışmak, az şey yapmaktan yıkıcıdır.
* Çocuğunuza değer verdiğinizi , onunla birlikte olmayı tercih etmenizden daha güzel hiçbir şey anlatamaz.
* Çocuğunuzla içten bir konuşma yapmak istiyorsanız, gözlerinizi gözlerinden ayırmayın.
* Çocuklarınızı başkalarının yanında küçük düşürmeyin.
* Sınırsız sevgiyi, sınırsız ihtimamla karıştırmayın. Kimi zaman çocukları yalnız bırakmak, daha olumlu sonuçlar doğurur.
* Çocuklara özgü saldırganlığı soğukkanlı karşılayın.
* Tv den uzak durun.
* Rahat anne - babaların yetiştirdiği çocuklar, büyük olasılıkla rahat olacaktır.
* Her gece çocuklarınıza iyi geceler öpücüğü verin.
* Bir çocuğun işe katılmasının en basit yolu, ondan yardım istemektir.
* Çocuğunuzun size duyduğu öfke, sevginize duyduğu güvenin ifadesidir.
* Kaba sözler, çocuğunuzun kalbini kırmakla kalmaz. Ona kaba olmayı da öğretir.
* Eğer ona bir şeyin, "onun için iyi" olduğunu söylüyorsanız, o şeyden hoşlanmayacağından emin olabilirsiniz.
* Çocuklarınızın evi dağıtmasına izin verin, işleri bittiğinde toplamalarını sağlayın.
* Güneşin batışını, gökkuşağını ve diğer doğa olaylarını birlikte izleyin.
* Eşinizle tartıştığınızı yalanlamayın, ancak çocuğunuza aranızdaki sorunu çözdüğünüzü gösterin.
* Yersiz övgüler, gerçek övgülerin değerini azaltır.
* Çocuğunuzun büyümesini beklemeyin. Yetişkin olmanın hiçbir avantajı yok.
* Bir ağacın varoluş nedenlerinden birisi de, insanların ona tırmanabilmesidir.
* Çocuğunuz okumayı sökse de siz ona yüksek sesle kitap okumaya devam edin.
* Çocuklarınıza nasıl öğrenebileceklerini öğrettiyseniz, onlara hemen her şeyi öğretmişsiniz demektir.
* Çocuklarınıza, siz olmadan nasıl ayakta durabileceklerini öğrettiyseniz, onları hayata hazırlamışsınız demektir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (5)
Yorum yaz!
Malezya Atasözü
Yaşını söyleyen kadın ya genç olduğu için kaybedecek bir şeyi yoktur ya da yaşlı olduğundan kazanacak bir şeyi yoktur….
Macar Atasözleri
Evlenme uzun bir pazarlıktır.
Tutkunun bittiği yerde mutluluk başlar….
Kore Atasözü
Bıçak kendi sapını kesmez. …
Kanada Atasözü
Nisan yağmuru Mayıs çiçeği getirir….
Sudan Atasözü
Hiç bir mutfak iki kadını alacak kadar zengin değildir…
İskandinav Atasözü
Az kork, çok umut et; az ye, çok çiğne; az homurdan, çok nefes al; az konuş, çok anlat; az nefret et, çok sev ve en güzel şeyler seninle olsun. …
Jamaica Atasözleri
Bekârken iki gözünü aç, evlendikten sonra birini kapat.
Küçük kazançlar servet getirir. …
Danimarka Atasözleri
Vaatler memleketinde insan açlıktan ölür.
Sağır bir kocayla,kör bir kadın mutlu bir çifttir.
Tayland Atasözleri
Evlilik bir kale gibidir. Dışarıdakiler oraya girmek için, içindekiler de dışarı çıkmak için uğraşır dururlar…
Moğol Atasözü
İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır. …
Kolombiya Atasözü
Eski aşklar yanmış, sönmüş kömür gibi gayet kolay alev alır….
Venezuela Atasözleri
Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.
Mutluluk herkesin hayatından bir kere geçer….
Uganda Atasözü
Biri öteki kadar zengin olunca, kardeşler birbirlerini severler….
Romen Atasözü
Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir….
Polonya Atasözü
Kadın evlenmeden önce, erkek evlendikten sonra ağlar….
Peru Atasözü
Erkek yaşını saklamaya, kadın ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıştır…
Bulgar Atasözleri
Mandayı nalladıklarını gören kurbağa da ayağını kaldırmış.
Parlayan her şey altın değildir.
Eti tadan çoban köpeğinden hayır gelmez.
Kış güneşine, kadın gülüşüne inan olmaz.
Torbada ne varsa, çorbada da o vardır.
Aç köpekle sürü beklenmez.
Norveç Atasözü
Yalan dörtnala gider, gerçek adım adım yürür, fakat gene de vaktinde yetişir. …
Şili Atasözü
Güzellik, tabiatın kadınlara verdiği ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir…
İbrani Atasözü
Fakir olmak utanılacak bir şey değildir, ama gururlanılacak bir şey de değildir. …
Hollanda Atasözleri
Kitaplar, sağırlara seslenen dilsiz dostlardır.
Yatağa yattığım zaman, problemlerimi elbiselerimde bırakırım.
Bir kere evlenmek ödev, iki kere evlenmek eğlence, üç kere evlenmek çılgınlıktır.
Ömrümün sonuna kadar eşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir….
İrlanda Atasözü
Bir adam en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever. …
İran Atasözü
Şans, verimli çalışmaya bağlıdır. …
Kafkas Atasözü Güzel; iyi olandır.
Gönlün beğendiği kendine güzeldir.
Gönül yaşlanmaz.
Ümit yok olunca at koşmaz.
Kalp ağlamazsa göz ağlamaz.
Topluma girmesini bilen, çıkmasını da bilir.
Duyurulmayan(duyurmazsan bir şeyi)şey duyulmaz.
Tibet Atasözleri
Bir kere alıştıktan sonra, hiçbir şey zor gelmez.
Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin….
Nijerya Atasözleri
Evinde huzurlu olmak istiyorsan, eşinin bütün istediklerini yap.
Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.
Gerçek dostu iki elinizle birden tutun….
Musevi Atasözleri
Bir gün su içeceğin çeşmeye çamur sıçratma.
Mert düşman, kötü huylu bir dosttan daha iyidir.
Büyük adamın hatası da büyük olur….
Mısır Atasözü
Aşkın tokadı üzüm gibi tatlıdır….
Kazakistan Atasözleri
Açın karnı doyar, gözü doymaz.
Emanete hıyanet olmaz.
Yiğit meydanda belli olur.
Ucuz etin yahnisi yavan olur.
Ergen gözüyle kız, gece gözüyle bez alma.
Bir baba dokuz evladı besler, dokuz evlat bir babayı beslemez.
Demir tavında dövülür…
Portekiz Atasözleri
Sen değiştiğinde, talihin de değişir.
Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın.
Tanrı eğri çizgilerle, doğru yazar….
Türkmenistan Atasözleri
Yola çıkarsan yoldaşını hazırla.
Emeğin olduğu yerde daima bereket vardır.
Rüzgarlı gün yürü, yağışlı gün yat.
Sahtekarın yedi millete zararı dokunur.
Yenilen güreşe doymaz.
Yiğide savaş bayramdır.
Uyuyan yılanın kuyruğuna basma.
Bolivya Atasözü
Sevmek keman çalmak gibidir, bilmeyen kötü sesler çıkarır….
İsveç Atasözleri
Gençliğin güzel bir yüzü,ihtiyarlığın güzel bir ruhu vardır.
Eski sevgi paslanmaz….
Çek Atasözleri
Büyük öküz tarlayı eğri sürer.
Asılan hırsız değil, yakalanandır.
Yugoslav Atasözü
Bir şekilde doğar, fakat bin bir şekilde ölürüz. …
Avusturya Atasözleri
İyi şarap, kendini satar.
Kral çalarsa, tebaa oynar.
Neşeli yol arkadaşı yolu kısaltır.
Zaman ve sel kimseyi beklemez.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (4)
Yorum yaz!